yunanlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yunanlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2011 Çarşamba

19 Ekim 1921 Tarihli Rapor

Cihanköy'e ansızın baskın yapan Yunan askerleri (miktarları öğrenilemedi) bütün köyden 4000 altın haraç istemişlerdir. Bu paranın temini içinde bir saat mühlet verilmiştir. Köylüden bu kadar para çıkmamış. Yunanlılar kızmışlar, hepsini çırılçıplak soyup köyün şadırvan denilen semtine götürmüşler. Orada bir kısmını tüfek, bir kısmını süngü ile öldürmüşlerdir. Geriye kalanları eşraftan Hacı Osman'ın evine tıkmışlar ve ateşe vermişlerdir. Pencerelerden kurtulmak için atlayanlar piyade tüfeği ile öldürülmüşlerdir. Bir diğer müfreze evlerden beş yaşına kadar olan çocukları toplamışlar, iki şilteye dökülen gazı ateşletmişler ve annelerinin gözleri önünde bu çocukları süngüye takıp ateşe atmışlardır. Bu köyden kurtulan dört genç, günlerce civardaki ağaçlık içinde beklemiş ve köye girememiştir.
Aynı gün Yeniköy, Cihanköy, Dontluca, Reşadiye köyleri dolaşıldı. Yeniköyde gördüğümüz manzara hakikaten dehşet verici idi. Bu kadar insan başının bu köye nasıl ait olacağına inanmadık. Başlar, yollara sokaklara adeta serilmiş gibi; çiğnememek için aralarından dikkatle geçmeye çalışıyorduk. Birçok başların gözleri oyulmuştu. Kolsuz, bacaksız vücutların edep yerleri kesilmiş veya oyulmuştu. Birkaç tanesinede barut doldurulmuş ve parçalanmıştı.
Cihanköy, Dontluca ve Reşadiyedeki Türkler topluca ve kafileler halinde toplatılmış. Gemlik'e doğru yola çıkarılmışlar, Değirmenci boğazına gelince yerli rumlar ve yunan askerleri tarafından üzerlerine yaylım ateş açılmış, kadınlara tecavüz edilmiş ve öldürülmüşler.
Dontluca erkeklerini öldüren Yunanlılar ölümden evvel gözlerini oymuşlar ve süngü vererek kocalarını vurdurmuşlardırç Yapılan cinsi sapıklıklar hudutsuzdur.

30 Temmuz 2011 Cumartesi

Teşvikiye Köyü - 10 Mayıs 1921 - Rapor: 210

Yunan teğmeni Todoraki kumandasında bulunan müfrezeye yerli Rumlardan elebaşı Anastas Niko, Lambo, Intimo, Tanaş ve kardeşi Yorgi de iltihak ederek Çınarlı, Katırlı, Engere, Elmalı köylerine gelmişlerdir. Elmalı Köyü'nde bütün erkekler evvela kendilerine birşeyler sorulacağı bahanesiyle camiye toplattırmışlar ve burada sıra dayağından geçirmişlerdir. Dayaktan sonra okul müdürü Hafız İbrahim çağrılmş ve bilhassa dört yerli Rum tarafından müthiş surette döğüldükten sonra vücuduna her bir Rum sıra ile bıçak sağlamağa başlamış. Hafız İbrahim ölünce vücudundan kesilen parçalar Türklerin üzerine atılmıştır.
Sonra iki yatak gaza bulanarak caminin ortasına konmuş ve ateşlenmiştir. Dışarı çıkan Yunan askerleri kapı ve pencereleri daimi ateş altında bulundurmuşlardır. Bir aralık ateşin az olduğunu görünce camiye girmek istemişler, fakat dumandan girememişlerdir. Bu sefer "Herkes çıksın!" emri verilince Türkler dışarı fırlamış, fakat kapıya çevrilen dört makineli tüfek ateşi ile kapı cesetlerle dolmuş ve bir kısmı içeride kalarak yanmışlardır. Herkesin yandığını zanneden Yunanlılar oradan başka bir köye gitmişlerdir. Hüseyin oğlu Mehmet Ali'nin eşi Naile, camiie yaklaşarak "Çıkın gittiler!" diye bağırmış, içeriden Mehmet oğlu İlyas ile Mustafa oğlu Mehmet çıkabilmiştir. Öğleye doğru tekrar gelen Yunanlılar kadınları ve sağ kalan bir kaç kişiyi de öldürmüşlerdir.Bu şekildeki canavarlık Pornak, Gacik, Gökçedere, Delipazar, Kirazlı, Ortaburun, Kocadere-i Zir, Kocadere-i Bala, Paşaköy ve Özpınar köylerinde de aynen tekrar edilmiştir.

29 Temmuz 2011 Cuma

Türk'ün Siyah Kitabı: Yunan Mezalimi

"Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan efrad ve akvamın hiçbirini unutma Türk oğlu! Unutma ve affetme!"

Büyük şair ve mücadele adamımız Süleyman Nazif'in yukarıdaki sözleri, LOZAN ZAFER Mİ, HEZİMET Mİ? kitabının yazarı Kadir Mısıroğlu'nun YUNAN MEZALİMİ, TÜRK'ÜN SİYAH KİTABI adlı eserinin başına alınmıştır.
  Biz tâ göçebe ecdadımızdan gelmiş olan huyumuzla çabuk heyecanlanan, çabuk inanan fakat o ölçüde çabuk affeden bir millet olmakta devam ediyoruz. Oysa milli şuurun uyanık ve tesirli olabilmesi için "dostu düşmanı" tarihler boyunca tanımamız unutmamamız gerekir.
 Bir milletin şahsiyeti demek olan bu noktayı gözönünde tutan Mısıroğlu, Yunanistan'ın devlet olduğu günden beri bize yaptığı fenalıkları belgelere dayanarak ortaya koymaktadır. Bu küçük ve adi kavim var olduğu günden beri gıdasını Türk düşmanlığından almış, bizi kahretmek için önce Ruslara, sonra İngiliz ve Fransızlara dayanmıştır. Sayısız papazları, patrikhanesi, Mora ve Anadoludaki soydaşları ile her fırsat bulundukça Makedonyada, İstanbul ve Anadolu da Türklüğe en büyük fenalığı yapmış olan Yunanlıların aleyhte propaganda, şirretlik, işkence, katliam, ırza tesaddi ve İslam düşmanlığı olarak insanlığın, yüzünü kızartan rezilliklerini TÜRK'ÜN SİYAH KİTABI'nda okuyunuz